Genişlediğin An

Awe yalnızca hayranlık değildir.
Zihnin alışılmış referans çerçevesinin kısa süreliğine çözülmesidir.

Bir manzaraya bakarken.
Gökyüzünü izlerken.
Bir müzikte kaybolurken.

Zihin bir anlığına susar.

Bu sessizlik boşluk değil, genişlemedir.

Kıyas durur.
Değerlendirme durur.
Kontrol ihtiyacı gevşer.

Sorunlar ortadan kalkmaz. Ama önem ağırlıkları değişir. Algı ölçeği kayar. Kişi kendisini hayatın merkezinde değil, akışın içinde hisseder.

Bu hâlde beden gevşer. Algı genişler. Dikkat esnekleşir.

Ve en kritik olan şudur:
Bu hâllerde yaratım çaba gerektirmez.

Çünkü direnç yoktur.
Zorlama yoktur.
İkna etme çabası yoktur.

Bazı deneyimler olumlamadan daha güçlü, imgelemden daha derindir. Çünkü zihinle çalışmazlar; zihnin çalışma koşullarını değiştirirler.

Belki de yaratımın en saf hâli budur:
Zorlamak değil, direncin çözüldüğü hâlde ortaya çıkan doğal düzen.

Ve sonunda mesele yine aynı yere gelir.

Zihin zaten yaratır.
Hayat zaten şekillenir.

Soru şu değildir: Ne yaratıyorum?
Soru şudur:
Dikkatimi nereye yerleştiriyorum?

 

Yazar: Başak Burcu Giritli