Hangxiety: Zihnin Ertesi Sabahı

Bir akşam arkadaşlarla geçirilen uzun sohbetler, kahkahalar ve birkaç kadeh eşliğinde gelen o tanıdık rahatlama hissi... Eve dönerken her şey yolunda görünür. Ancak ertesi sabah yalnızca fiziksel yorgunlukla uyanmayız. İçimizde tarif etmesi zor bir huzursuzluk vardır. Telefonumuza uzanmak istemeyiz, bir gece önce yaptığımız konuşmalar zihnimizde yeniden canlanır. "Acaba gereğinden fazla mı konuştum?", "Yanlış mı anlaşıldım?" ya da "Keşke bunu söylemeseydim..." gibi düşünceler, beklenmedik bir şekilde günün merkezine yerleşebilir.

Son yıllarda bu deneyim için kullanılan bir kavram var: Hangxiety. Alkol sonrasında ortaya çıkan bu kaygı hâli, yalnızca yaşanan anların değil, bedenimizin gece boyunca sürdürdüğü biyolojik süreçlerin de bir yansıması. Beynimiz, alkolün oluşturduğu değişime uyum sağlamaya çalışırken sessizce yeniden denge kuruyor; biz ise bu süreci çoğu zaman kaygı, huzursuzluk ya da zihinsel bir ağırlık olarak deneyimliyoruz (Huberman, 2022).

Beyin Yeni Bir Denge Kuruyor

Alkol tüketildiğinde kendimizi daha rahat, daha sosyal ve daha az kaygılı hissetmemizin arkasında beynin kimyasal dengesinde meydana gelen geçici değişimler bulunuyor. Kaygıyı düzenleyen sinyal yolları baskın hâle gelirken, uyarıcı sistemlerin aktivitesi azalıyor ve zihnimiz bir süreliğine daha sessiz bir ritme geçiyor.

Andrew Huberman'ın da dikkat çektiği gibi, beynin en temel özelliklerinden biri dengeyi korumaya çalışması. Alkolün etkisi azalmaya başladığında sinir sistemi eski ritmine dönebilmek için yeniden çalışıyor. Bu süreçte uyarıcı sistemler tekrar devreye giriyor, kortizol seviyeleri yükselebiliyor ve beyin doğal çalışma düzenini yeniden kurmaya çalışıyor. Ertesi sabah hissedilen huzursuzluk ya da açıklayamadığımız kaygı, çoğu zaman bu biyolojik uyum sürecinin bir parçası olarak ortaya çıkıyor (Koob & Le Moal, 2008).

Hangxiety Neden Bu Kadar Yoğun Hissediliyor?

Hangxiety'nin en dikkat çekici yanı, yaşadığımız olaylardan çok onları algılama biçimimizi değiştirebilmesi. Normalde üzerinde durmayacağımız küçük bir konuşma, kısa bir sessizlik ya da belirsiz bir ifade ertesi gün zihnimizde büyüyebilir. Bunun nedeni yalnızca daha fazla düşünmemiz değil; beynin o gün duyguları işleme biçiminin de geçici olarak değişmesidir.

Andrew Huberman, alkolün yalnızca tüketildiği saatleri değil, uykunun kalitesini ve ertesi günkü ruh hâlünü de etkilediğini vurguluyor. Özellikle REM uykusunun baskılanması, beynin duyguları düzenleme ve anıları işleme süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor. Buna dopamin seviyelerindeki değişimler ve stres hormonlarının yeniden yükselmesi de eklendiğinde, ertesi sabah kendimizi daha hassas, daha kaygılı ve duygusal olarak daha kırılgan hissedebiliyoruz. Kısacası hangxiety, yalnızca "fazla düşünmek" değil; beynin yeniden denge kurmaya çalıştığı bir dönemin doğal yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor (Silberman et al., 2009).

Vücudumuza Yansıması

Biz uyurken bedenimiz dinlenmiyor; aksine yoğun bir onarım sürecine giriyor. Karaciğer alkol metabolizması sırasında oluşan asetaldehiti uzaklaştırmaya çalışırken, beyin de değişen nörokimyasal dengesini yeniden kuruyor. Bu süreç, alkolün etkisi sona erdikten sonra da saatler boyunca devam edebiliyor.

Sinir sistemimiz gece boyunca kaybettiği dengeyi yeniden kurmaya çalışırken, biz bunu bazen huzursuzluk, bazen zihinsel sis, bazen de açıklayamadığımız bir gerginlik olarak hissediyoruz.

Bu nedenle ertesi sabah bedenimize göstereceğimiz küçük özenler düşündüğümüzden daha fazla anlam taşıyor. Yeterli su tüketmek, elektrolit dengesini desteklemek, besleyici bir kahvaltı yapmak, gün ışığıyla temas etmek ve güne daha yavaş bir başlangıç yapmak, sinir sisteminin toparlanma sürecini destekleyebilir.

Bedenimizi dinlemeyi öğrendiğimizde, hangxiety yalnızca geçmesini beklediğimiz bir deneyim olmaktan çıkar; sinir sistemimizin bize gönderdiği önemli bir hatırlatmaya dönüşebilir.

Yazar: Klinik Psikolog Yağmur Özyürek

Research & References

Huberman, A. (2022). What Alcohol Does to Your Body, Brain & Health. Huberman Lab.

Koob, G. F., & Le Moal, M. (2008). Addiction and the brain antireward system. Annual Review of Psychology, 59(1), 29–53. View source

Silberman, Y., Bajo, M., Chappell, A. M., Christian, D. T., Cruz, M., Diaz, M. R., ... & Weiner, J. L. (2009). Neurobiological mechanisms contributing to alcohol–stress–anxiety interactions. Alcohol, 43(7), 509–519. View source