Fren Nerede?

Tam bir şeyler yoluna girmeye başlamışken ertelemek. Önemli bir başvuruyu son güne bırakmak. Bir fırsat ortaya çıktığında bir anda bütün eksikleri görmeye başlamak. Bir hedef için aylarca hazırlanıp tam harekete geçecekken başka bir işle ilgilenmek…

Kendini sabote etme davranışları dışarıdan bakıldığında çoğu zaman anlamsız görünüyor. Çünkü kişi gerçekten istediği bir şeyi neden kendi elleriyle zorlaştırsın? Fakat bazı durumlarda davranışın altında hedefe ulaşmak kadar, hedefe ulaştıktan sonra yaşanabilecek değişimle ilgili kaygılar da bulunabiliyor.

Başarı daha fazla görünürlük, daha yüksek beklentiler, yeni sorumluluklar veya başarının devamını getirme zorunluluğu gibi hislerle birlikte algılandığında, kişinin kendisini korumak için performansını zorlaştırdığı döngüler ortaya çıkabiliyor (Midgley & Urdan, 2001).

Başarı Yaklaşınca

Bir hedef uzaktayken onu istemek kolay olabilir. Gerçekleşme ihtimali yaklaştığında ise zihinde başka sorular belirebilir: “Ya gerçekten yaparsam?”, “Sonrasında benden daha fazlası beklenirse?”, “Bu seviyeyi koruyamazsam?”

Bu sorular her zaman bilinçli şekilde ortaya çıkmıyor. Bazen yalnızca davranışta görülüyor. Son dakikaya bırakmak, yeterince hazırlanmamak veya hedefin önemini küçümsemek kısa vadede kişinin üzerindeki baskıyı azaltabiliyor. Fakat aynı davranış, uzun vadede performansın önüne geçebiliyor. Başarı hedefleri ile kişinin kendisini başarısızlığın olası sonuçlarından koruma biçimleri arasındaki ilişki, bu döngünün neden yalnızca “disiplinsizlik” olarak açıklanamayacağını gösteriyor (Ntoumanis et al., 2009).

Korkunun Kılığı

Kendini sabote etmek her zaman açık bir kaçış şeklinde görünmüyor. Bazen mükemmeliyetçilik kılığına giriyor. “Biraz daha hazır olayım.” “Daha iyi bir zaman bulduğumda başlarım.” “Önce her şeyi öğrenmem gerekiyor.” Bu cümlelerin her biri tek başına son derece makul olabilir. Fakat sürekli tekrarlandığında hazırlık ile kaçınma arasındaki çizgi bulanıklaşabilir.

Başarıya ilişkin beklentiler yükseldikçe kişinin kendi değerini performansıyla ne kadar ilişkilendirdiği de önem kazanıyor. Kendilik algısı ile başarı arasında çok sıkı bir bağ kurulduğunda, başarısızlık yalnızca bir sonuç olmaktan çıkıp kişinin kendisi hakkında bir yargıya dönüşebiliyor. Böyle bir durumda performansı önceden zorlaştırmak, kısa vadede psikolojik bir koruma sağlayabiliyor (Chen et al., 2018).

Bahaneler Masum mu?

Kendini sabote etme döngüsünü fark etmek, kişinin kendisini daha fazla eleştirmesi için kullanılacak yeni bir malzeme olmak zorunda değil. Tam tersine, davranışın arkasındaki ihtiyacı anlamak için bir fırsat olabilir.

Bir şeyi sürekli ertelediğimizde “Neden bu kadar tembelim?” sorusundan önce başka sorular sormak daha açıklayıcı olabilir: “Bu hedef gerçekleşirse hayatımda ne değişecek?”, “Başarılı olursam üzerimde nasıl bir beklenti oluşacak?”, “Hata yapmamın benim hakkımda ne anlama geleceğinden korkuyor muyum?”

Bazen kendini sabote eden davranış, hedefe ulaşmak istememekten çok, hedefin beraberinde getireceği duygularla baş etmekte zorlanmanın bir işaretidir.

Bu yüzden döngüyü kırmanın ilk adımı kendini zorlamak yerine, frene ne zaman bastığını fark etmek olabilir. Hangi noktada hedef yaklaşınca geri çekiliyoruz? Hangi düşünce ortaya çıktığında ertelemeye başlıyoruz? Ve kendimizi korumak için hangi davranışı kullanıyoruz?

Cevaplar çoğu zaman davranışın kendisinden daha fazla şey anlatıyor.

Yazar\:Klinik Psikolog Yağmur Özyürek

Research & References

Midgley, C. & Urdan, T. (2001). Academic Self-Handicapping and Achievement Goals: A Further Examination. Contemporary Educational Psychology. DOI

Ntoumanis, N., Thøgersen-Ntoumani, C. & Smith, A. L. (2009). Achievement goals, self-handicapping, and performance: A 2 × 2 achievement goal perspective. Journal of Sports Sciences. DOI

Chen, C., Sun, X. & Wang, C. (2018). Self-Esteem, Achievement Goals, and Self-Handicapping in College Physical Education. Psychological Reports. DOI