Açık Sekmeler

Bir yandan e-postaya cevap verirken diğer yandan telefona bakmak. Toplantı sırasında mesajları kontrol etmek. Bilgisayarda beş farklı pencereyi açık tutmak. Bir dosya yüklenirken sosyal medyaya geçmek…

Gün içinde bunların hepsi o kadar normalleşti ki, aynı anda ne kadar çok şeyi takip edebildiğimiz bazen verimlilik ölçütü gibi hissettiriyor. Oysa beynin dikkat sistemi aynı anda sınırsız sayıda bilinçli işlemi yürütmek üzere tasarlanmış değil. Özellikle düşünme, karar verme ve problem çözme gerektiren işlerde görevler arasında gidip gelmek, her seferinde dikkatin yeniden kurulmasını gerektiriyor (Monsell, 2003).

Bu yüzden gün sonunda “çok iş yaptım ama neden bu kadar yoruldum?” hissinin sebebi bazen işlerin miktarından çok, gün boyunca kaç kez zihinsel vites değiştirdiğimiz olabilir.

Geçişlerin Bedeli

Bir görevden diğerine geçtiğimizde yalnızca ekran değiştirmiyoruz. Beynin yeni görevin amacını, kurallarını ve hangi bilgilerin önemli olduğunu yeniden aktif hale getirmesi gerekiyor. Bu geçiş çok kısa sürse bile, sık tekrarlandığında görev performansına ek bir bilişsel maliyet getirebiliyor (Monsell, 2003).

Üstelik yarım bırakılan iş tamamen zihinden silinmiyor. Bir sunum hazırlarken gelen e-postayı kontrol etmek, ardından telefona bakmak ve tekrar sunuma dönmek birkaç dakikalık bir süreç gibi görünebilir. Fakat her dönüşte yeniden “nerede kalmıştım?” sorusuna cevap vermek gerekiyor.

Bu nedenle aynı anda çok şey yapmak, çoğu zaman daha fazla işi aynı anda ilerletmekten çok, aynı dikkat kaynağını tekrar tekrar başka yerlere taşımak anlamına geliyor.

Dikkat Dağılıyor

Dijital hayat bu döngüyü daha da hızlandırıyor. Bildirimler, mesajlar, e-postalar ve sürekli açık sekmeler dikkatin kendiliğinden başka bir yöne kaymasına çok az zaman bırakıyor. Medya kullanımının aynı anda birden fazla görevi takip etmeye dönüştüğü durumlarda, görevler arasındaki geçiş maliyetleri daha belirgin hale gelebiliyor (Schneider & Chun, 2021).

Burada ilginç olan, dikkatin dağıldığını her zaman fark etmememiz. Bir sekmeden diğerine geçerken kendimizi hâlâ “çalışıyor” hissedebiliriz. Fakat zihinsel süreklilik çoktan kesilmiş olabilir.

Belki de bu yüzden uzun süre bilgisayar başında kaldığımız halde günün sonunda elimizde beklediğimiz kadar tamamlanmış iş olmayabilir.

Tek Bir Şey

Tek görevlilik kulağa son derece basit geliyor: Bir seferde tek bir işe gerçekten dikkat vermek. Fakat günümüz çalışma düzeninde bunu yapabilmek bilinçli sınırlar gerektiriyor. Otuz dakika boyunca yalnızca bir belge üzerinde çalışmak, bildirimleri kapatmak, telefonu görüş alanından çıkarmak veya e-postaları günün belirli saatlerine bırakmak küçük görünebilir. Fakat bu küçük sınırlar, dikkatin tekrar tekrar bölünmesini azaltabilir.

İnsan zihni dağılacak, dinlenecek, merak edecek ve başka şeylere yönelecek. Mesele, dikkatin her seferinde dışarıdan gelen bir uyarıyla yön değiştirmesi yerine, zaman zaman yönünü bizim belirleyebilmemiz.

Belki de daha üretken bir gün için ihtiyacımız olan şey takvime bir görev daha eklemek yerine aynı anda açık duran birkaç sekmeyi kapatmak.

Yazar\:Klinik Psikolog Yağmur Özyürek

Research & References

Monsell, S. (2003). Task switching. Trends in Cognitive Sciences. DOI

Schneider, D. W. & Chun, M. M. (2021). Partitioning switch costs when investigating task switching in relation to media multitasking. Psychonomic Bulletin & Review. DOI

Worringer, B. et al. (2019). Common and distinct neural correlates of dual-tasking and task-switching. Brain Structure and Function. DOI