Neurowellness: Kendimizle Daha Nazik Bir İlişki Kurmanın Bilimi

İyi yaşamın tanımı son birkaç yılda sessizce değişmeye başladı. Bir zamanlar iyi hissetmek; daha sağlıklı beslenmek, daha çok hareket etmek ve yapılacaklar listesindeki maddeleri eksiksiz tamamlamakla ilişkilendirilirken, bugün bambaşka bir ihtiyaç görünür hale geliyor. Daha fazla şey yapmak yerine daha dengeli hissedebilmek. Daha üretken olmak yerine daha sürdürülebilir bir ritim kurabilmek. Kısacası, yaşamın içinde yalnızca var olmak değil, gerçekten iyi olmak.

Neurowellness kelimesi ilk duyulduğunda teknik bir terim gibi gelse de aslında oldukça insani bir yerden besleniyor. Çünkü neurowellness, iyi oluşu yalnızca beden üzerinden değil; beyin, sinir sistemi, duygular ve günlük yaşam deneyimleri arasındaki ilişki üzerinden ele alıyor. Başka bir deyişle, "Nasıl yaşıyoruz?" sorusunun yanında "Yaşadıklarımızı nasıl deneyimliyoruz?" sorusunu da sormaya davet ediyor.

İyi Hissetmek Sadece Bir Zihin Meselesi Değil

Bazen her şey yolunda gibi görünse de içten içe yorgun, gergin ya da dağılmış hissedilebiliyor. Bazen de yoğun bir günün ortasında, kısa bir sohbet ya da birkaç dakikalık sessizlik beklenmedik bir rahatlama yaratabiliyor. Bunun nedeni yalnızca düşüncelerimiz değil; aynı zamanda sinir sistemimizin içinde bulunduğu durum.

Nörobilim alanındaki çalışmalar, beynin ve sinir sisteminin yaşam deneyimlerimizi şekillendirmede düşündüğümüzden çok daha büyük bir rol oynadığını gösteriyor. Stres, güvenlik hissi, sosyal bağlar, uyku düzeni ve hatta gün içinde maruz kaldığımız uyaranlar bile nasıl hissettiğimizi doğrudan etkileyebiliyor (McEwen, 2017). Bu nedenle günümüzün iyi yaşam anlayışı, yalnızca fiziksel sağlığa değil, sinir sisteminin ihtiyaçlarına da kulak vermeye başlıyor.

Wellness'tan Daha Derin Bir Yere

Neurowellness'ı diğer iyi yaşam yaklaşımlarından ayıran şey tam da burada ortaya çıkıyor. Bu yaklaşım, kişiyi optimize edilmesi gereken bir proje gibi görmekten çok, anlaşılması gereken bir sistem olarak ele alıyor. Daha fazla rutin eklemekten, daha fazla hedef belirlemekten ya da sürekli gelişmeye çalışmaktan söz etmiyor. Bunun yerine bedenin verdiği sinyalleri fark etmeye, stres ve dinlenme arasındaki dengeyi anlamaya ve sinir sisteminin doğal ritmine alan açmaya odaklanıyor.

Son yıllarda popülerleşen mindfulness, nefes çalışmaları, somatik farkındalık uygulamaları ve sinir sistemi regülasyonuna yönelik yaklaşımların ortak noktası da aslında burada yatıyor. Hepsi farklı yollarla aynı soruyu soruyor: "Şu an gerçekten nasıl hissediliyor?" Çünkü araştırmalar, bilinçli farkındalık becerilerinin psikolojik iyi oluşu desteklediğini ve kişinin yaşamıyla daha tatmin edici bir ilişki kurmasına yardımcı olabildiğini gösteriyor (Brown & Ryan, 2003).

Yeni Lüks: Regüle Bir Sinir Sistemi

Uzun yıllar boyunca lüks, daha fazlasına sahip olmakla ilişkilendirildi. Daha büyük evler, daha yoğun programlar, daha çok seyahat ve daha çok deneyim... Oysa bugün birçok insan için lüksün tanımı değişiyor. İyi bir gece uykusu, sakin bir zihin, bedende hissedilen hafiflik, güven veren ilişkiler ya da gün içinde gerçekten nefes alınabilen birkaç an artık çok daha kıymetli görünüyor.

Neurowellness da tam olarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Çünkü bazen iyi yaşam, hayatı daha fazla doldurmakla ilgili olmuyor. Tam tersine, sinir sisteminin rahatlayabileceği kadar boşluk yaratabilmekle ilgili oluyor. Sürekli tetikte olmak yerine biraz daha güvende hissedebilmek, her şeye yetişmeye çalışmak yerine kendi ritmine dönebilmek ve günün sonunda yalnızca yapılmış işlerle değil, hissedilen dengeyle de beslenebilmek...

Belki de yeni nesil iyi yaşam manifestosu tek bir cümlede özetlenebilir: Daha fazlasını yapmak değil, kendimizle daha uyumlu yaşayabilmek. Neurowellness'ın yükselişi de bu ihtiyacın bir yansıması gibi görünüyor. Çünkü iyi oluş, yalnızca bedenin değil; beynin, duyguların ve sinir sisteminin de kendini evinde hissedebildiği bir yerden başlıyor.

Yazar: Klinik Psikolog Yağmur Özyürek

Research & References

Brown, K. W., & Ryan, R. M. (2003). The benefits of being present: Mindfulness and its role in psychological well-being. Journal of Personality and Social Psychology, 84(4), 822–848. View source

McEwen, B. S. (2017). Neurobiological and systemic effects of chronic stress. Chronic Stress, 1, 1–11. View source